QR Code Stickerları Gerçek Nesneleri Dijital Sohbet Alanlarına Dönüştürüyor!
Farzedin ki; bir kafeye gittiniz ve oturduğunuz masada bir qr kod gördünüz. Şaşırırdınız değil mi? Ama daha şaşırtıcı olan qr kodu taradığınızda içinde gördüğünüz mesajlar olacaktır.
Dijital dünya ve sosyal medyanın “tavan” yaptığı bu dönemlerde tabi ki bu platformalara yeni teknolojiler de geliştirilmesi doğal. Bu yeni teknolojiler her ne kadar Türkiye’deki markalar tarafından aktif olarak kullanılmasa da dünyada bir çok örneğini görüyoruz. Bazılarınız augmented reality teknolojisini biliyor olabilirsiniz hatta kısa bir süre önce Lacta çikolatanın bu teknolojiyi kullanarak yaptığı bir uygulamayı sizlerle paylaşmıştık http://www.cue-point.com/blog/?p=28. QR kodu duyanlarınız hatta kullananlarınız bile olmuştur.
San Diego merkezli olan QRawr ilk bakıldığında karmaşık gözükse de oldukça basit bir uygulamayla digital duvar sistemini kurmuş. Uygulama aslında oldukça basit. İlk olarak https://qrawr.com/ bu adrese giriyorsunuz; karşınıza bir QR kod, QR kodun altında da uygulama çıkıyor. Önce aşağıdaki uygulamayı iPhone’unuza indirip (şimdilik sadece iPhone sahipleri kullanabiliyor) daha sonra indirdiğiniz uygulamanın tarama kısmından ana sayfadaki QR kodu tarayacaksınız. Burası QRawr’ın ana duvarı. Herkes buradan metin,resim v.b paylaşımlarda bulunabiliyor. İsterseniz hiçbir şey paylaşmadan sadece paylaşılanlara da bakabilirsiniz ancak paylaşmak isterseniz kayıt olmalısınız. Kayıt olması oldukça basit sadece e-mail adresinizi yazıyorsunuz ve bir şifre belirliyorsunuz o kadar. Bu işin topluluğa açık olan kısmıydı eğer kendinize özel bir duvar yaratmak isterseniz ana sayfanın sol yukarısındaki “create a tag” kısmına basıyorsunuz. QRawr burada size özel bir QR kod yaratıyor. Yine uygulamadaki QR tarayıcısıyla bu kodu tarıyorsunuz. Tabi ki kayıt olmanız gerekiyor. Ardından yaratmak istediğiniz başlığı ve açıklamasını yazıyorsunuz. Duvarınızı yarattıktan sonra ekranda bulunduğunuz yer ve tag iniz gözüküyor yine bu ekranda sağ altta “download this tag” butonundan QR kodunuzu indirip çıktısını alabilir ve dijital duvarınızı istediğiniz herkese verebilirsiniz. Sonrasında da gelsin postlar!
Sitede önceden “Qrawr sticker’ımı istiyorum” kısmı mevcuttu. Burada form doldurup sticker talebinde bulunabiliyordunuz ancak bu kısım şimdilik hizmet vermeyi durdurdu. Dünyanın her yerine gönderdikleri yapıştırmalarla baş etmesi eminim oldukça zor olmuştur .Her ne kadar öncesinde kendim de inanmasam da QRawr’ı bulduğumda denemek için formu doldurup gönderdim. Yaklaşık 2 hafta sonra evime San Diego’dan bir zarf geldi. Zarfta 2 adet QRawr sticker ve stickerlarımı nasıl kullanmam gerektiğini anlatan bir mektup vardı. Gerçekten şaşırtıcı değil mi? İşte dünya bu kadar küçüldü…
Amerika da stickerlarını alan bir çok kişi bunları sokaklara alışveriş merkezlerine veya cafelere v.s yapıştırıp nerde olurlarsa olsunlar paylaşılanları telefonlarında görebiliyorlar. Bende hiçbir ücret ödemeden aldığım yapıştırmaları ofisimizin girişindeki kapıya yapıştırdım artık ofisimize gelen herkes buradan bizimle istediğini paylaşabilecek
Resimdeki QR code’u okutursanız siz de duvarımızda link, fotoğraf, mesaj veya resim paylaşabilirsiniz.
Hande Özdemirci
2012 İçin Sosyal Medya İstatistikleri [İnfografik]
Sosyal Medya için çok büyük bir yıl olan 2011’i geride bıraktığımız bu zamanlarda mediabistro’nun hazırladığı 2012 sosyal medya istatistiklerine bir göz atmanın iyi olacağını düşündük.
Facebook’un her yıl 200 milyondan fazla yeni kullanıcı edinerek şu anda 800 milyondan fazla aktif kullanıcıya sahip olması yeterince etkileyici bir durumken Twitter’ında 100 milyon aktif kullanıcıya ulaşması sosyal medyanın gücünü gözler önüne seriyor. Tabi ki bu daha başlangıç…
Facebook ve Twitter’dan sonra iş dünyasının bir numaralı network sitesi haline gelen Linkedin’inde sadece Kuzey Amerika’da 64 milyondan fazla üyesi bulunuyor. Bu arenaya sonradan giriş yapmasına rağmen Google+ ve Pinterest de fazlasıyla hızlı bir şekilde gelişiyorlar. 2012 sosyal medya istatistikleriyle ilgili geniş bir infografik inceleyeceksiniz ama ondan önce bu konuda sizlerle birkaç ilginç bilgiyi paylaşmak isteriz;
2012 Facebook İstatistikleri;
• Bir Facebook kullanıcısının ortalama 130 arkadaşı var ve beğendiği sayfa sayısı 80.
• Tüketicilerin %56’sı markaların Fan sayfalarını beğendikten sonra tavsiyede bulunuyor.
• Her hafta Facebook’ta 3.5 milyardan fazla içerik paylaşılıyor.
2012 Twitter İstatistikleri;
• Kullanıcıların %55’i Twitter’a telefonlarından ulaşıyor.
• Pazarlamacıların %34’ü stratejilerinde Twitter’ı kullanarak değişimler ve iş geliştirmeleri yaratıyor.
2012 Genel Sosyal Medya İstatistikleri;
• B2B pazarlamacılarının %30’u sosyal medya’ya her yıl milyonlarca dolar harcıyor.
• Google’da yapılan aramaların %20’si daha önce hiç yapılmamış aramaları oluşturuyor.
• Dünya üzerindeki 6 milyar insandan sadece 4.2 milyarının diş fırçası varken cep telefonuna sahip kişi sayısı 4.8 milyar.
Hande Özdemirci
Zaman Tüneli Beklenen İlgiyi Görmedi…
Daha önceki yazımızda zaman tünelinden ve özelliklerinden bahsetmiştik. Zaman tünelinin tüm üyelere açılmasının üzerinden neredeyse 2 ay geçti ve araştırmalara göre beklenilen tepkiyi alamadı.
Mark Zuckerberg’in zaman tünelini f8 konferansında lanse ettiği ve herkesi heyecanlandırdığı anın üzerinden 2 ay geçtikten sonra kullanıcılar tarafından beğenilmediği ortaya çıktı. Sodahead tarafından yapılan ankete katılanların %70’i zaman tünelini kullanmak istemediklerini belirtirken %20’lik kısım bu yeni özelliği çok beğendiklerini söylediler. Buna şaşırmadık desek doğru olur çünkü her zaman için alıştığınız şeyden ayrılması zordur ve milyonlarca kişinin Facebook’a “bağımlı” olduğunu söylesek sanırım yanlış olmazdı. Bu kadar çok zaman geçirdiğiniz bir yerde en ufak bir değişiklik bile sizi rahatsız edecekken bu derece köklü bir değişiklik mutlaka olumsuz karşılanacaktır. Özellikle de orta yaş ve üzerinde kişiler için zaten Internet ve Facebook yeterince karmaşık iken alıştıkları şeyden onları koparmak neredeyse imkansız.
Ankete göre zaman tüneline en olumlu yaklaşan yaş aralığı ise 19-24. Yeniliklere daha çabuk ayak uydurabilen ve merakları sayesindebir şekilde internete hakim olan bu yaş grubundaki kişilerin olumlu yaklaşmasıda tam olarak dediğimiz konuya bir kanıt oluyor sanırım. Şu an için hala eski profil görüntüsünü kullanan ve zaman tüneline geçmeyi istemeyen kişilerin karşılarında pek bir seçeneği yok aslında çünkü Facebook kısa bir süre sonra tüm kullanıcılarını zaman tüneline geçirecek. Eminiz ki alışma sürecini atlattıktan sonra çoğu olumsuz görüş yerini olumlulara bırakacaktır…
Bizim tavsiyemiz son ana kadar beklemeden http://www.cue-point.com/blog/?p=3 linkteki açıklamalarımızdan da yardım alarak zaman tüneline bir şans tanımanız yönünde…
Hande Özdemirci
Tweetlerinizden Müzik Yapmaya Ne Dersiniz?
Belçikalı ajans VVL BBDO, 2012’ye girilmesinin şerefine kullanıcıların attıkları tweetler sayesinde müzik oluşturan bir sistem yarattı. Dünyanın farklı yerlerinden atılan yeni yıl dilekleriyle dolu her bir tweet, oluşturulan bu sistemde yeni bir nota demek oluyor.
Kullanıcılar Twitter’a yeni yıl dileklerini yazdıktan sonra #tweeshes ‘ı da etiketleyip gönderiyorlar. Tweetiniz dünya haritasında hangi ülkeden gönderdiyseniz onun üzerinde bir nota olarak yerini alıyor. Bu harita bildiğiniz haritalardan biraz daha farklı.. Aslında ses üreten bir harita. Attığınız tweetler bu harita üzerinde bir müzik notası haline geliyor. Böylece dünya üzerindeki binlerce insanın yeni yıl dileklerinden bir müzik yaratılmış oluyor. Bütün dünya tarafından oluşturulan ilk müziği dinlemek için www.besttweeshes.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Dünyanın her yerinden gelen sevgi dolu dileklerin müzik oluşturması fikrini biz çok beğendik… Peki siz ne düşünüyorsunuz?
Hande Özdemirci
MINI’den Gerçek ve Digital Dünyayı Bir Araya Getiren Harika Bir Örnek!
Dünyaca ünlü otomobil markası MINI, yeni countryman modeli için Brüksel Motor Show’da oldukça ses getirecek, gerçek zamanlı bir sosyal uygulama başlattı.
MINI’nin countryman modeli, eğimli bir platform üzerinde sadece ona bağlı kalın bir halatla duruyor ve halatın tam altında alev püskürten bir mekanizma bulunuyor. Uygulama oldukça basit. MINI’nin Facebook sayfasını beğeniyorsunuz ve karşılığında halatın altındaki mekanizmanın 1-2 saniyeliğine ateşlenmesini sağlıyorsunuz. Uygulamanın en güzel yanı ise beğeninizi yaptıktan sonra play tuşuna basarak gerçek zamanlı olarak arabayı ve halatı yakan ateşi görebiliyorsunuz.
Her beğeni ile halat biraz daha inceliyor. Eğer halatı koparıp MINI’yi serbest bırakan beğeniyi siz yaparsanız MINI countryman sizin oluyor! MINI’nin bu uygulaması gerçek ve digital dünyayı bir araya getiren harika bir örnek.
Hande Özdemirci
Artık online hediyeleriniz için de sanal paketler var!
Online hediye kart ve kuponları ideal bir hediye olabilir ancak standart bir e-posta bildirimi ile gelmesi pek çok yönden oldukça basit kalıyordu. Taa ki bugüne kadar… Atlanta ve Georgia merkezli Giftwhip, peek-proof adlı geri sayım sayacı ile online hediyeleri açmanın daha eğlenceli bir hale geleceğini umuyor.
Mike Ferguson ve Drew Newell tarafından kurulan Giftwhip’in hedefi; gerçek dünyada hediye açarken yaşadığınız heyecanın aynısını online hediyelerinizde de hissetmenizi sağlamak.
Önce sanal bir hediye kutusu yaratıyorsunuz ve ardından kutunun paketleneceği deseni seçiyorsunuz. Sonraki adımda notunuzu, alıcının email adresini ve kutunun açılması gereken günün tarihini yazıyorsunuz.
Giftwhip, oluşturulan hediye kutusu için benzersiz bir email adresi atıyor. Herhangi bir online alışveriş mağazasından bir hediye seçtiğinizde (Örnek: iTunes kuponları) alıcının e-posta adresini yazmak yerine, yeni oluşturulan hediye kutusunun e-posta adresini giriyorsunuz. Böylece Giftwhip paketlemeyi bitiriyor ve belirlediğiniz tarihe kadar açılmamasını sağlayacak şekilde hediyeyi alıcının e-posta adresine gönderiyor.
Bu servisin en güzel yanı ise tamamen ücretsiz olması. Ayrıca arkadaşlarınız sanal hediye paketinizi başkalarının da görmesi için Facebook veya Twitter’da da paylaşabiliyor.
Siz de, gerçek dünyada tecrübe ettiğiniz ve sanal dünyaya birebir adapte edilebilecek bir oluşum düşünebiliyor musunuz?
Hande Özdemirci
Yunanistan’da çikolatalar Augmented Reality teknolojisi ile kişisel mesajlarınızı iletiyorlar!
Yunanlı tüketiciler de artık Lacta çikolata sayesinde augmented reality teknolojisini kullanarak arkadaşlarına gizli mesajlar iletebiliyorlar.
Daha önce QR kod kullanarak benzer bir çalışmaya imza atan Alman Qkies markası, kurabiyeler üzerine koydukları QR kodlar sayesinde tüketiciyi video, fotoğraf veya kişisel bir mesaja yönlendirebiliyordu. Almanlardan sonra Yunan tüketiciler de artık Lacta çikolata sayesinde augmented reality teknolojisini kullanarak arkadaşlarına gizli mesajlar iletebiliyorlar.
Yunan tüketiciler, Kraft Foods Lacta marka herhangi bir çikolata ile telefonlarını kullanarak ücretsiz bir şekilde istedikleri arkadaşlarına mesaj gönderebiliyorlar. Mesajlarını oluşturdukları Lacta uygulaması aynı zamanda mesajlarının çikolata üzerinde nasıl gözükeceğini de gösteriyor. Daha sonra Facebook’taki arkadaş listenizden mesajınızı göndermek istediğiniz arkadaşınızın ismini seçiyorsunuz. Mesajı gönderdiğiniz arkadaşınız Facebook’tan bununla ilgili bir bildirim alıyor ve uygulamayı yükledikten sonra telefonunun kamerası otomatik olarak açılıyor. Son olarak gizli mesajını ortaya çıkarması için kamerasıyla herhangi bir Lacta çikolata pakedinin üzerine bakması yeterli oluyor. Videodan uygulamayı görebilirsiniz.
Lacta Mobile App – English from LactaFilms on Vimeo.
Kişisel mesaj gönderimleri için augmented reality teknolojisinin kullanılması markalar için yepyeni ve daha güvenilir bir reklam dünyasının kapısını açmış oluyor. Tüketicilere kendi aralarında tanıtımınızı ve reklamınızı yaptırmaktan daha değerli ne olabilir ki?
Hande Özdemirci
Havayolu şirketleri, yolcularının sosyal medya profillerine göre uçuş arkadaşlarını seçmelerine olanak tanıyor.
Malezya Hava Yolları’nın müşterileri için yaptığı, uçuşları sırasında yanlarında kimin oturacağını seçmesine izin veren Facebook tabanlı MHBuddy servisinden sonra şimdi de KLM benzer bir servisi geliştirmeye başladığının haberini verdi. Ancak KLM’in yeni “Meet and Seat” servisi sadece Facebook üzerinden işleyen MHBuddy’den farklı olarak yolculara; yol arkadaşlarının Linkedin hesaplarına da erişim izni verecek.
“Meet and Seat” servisi, yolculara, uçuş arkadaşlarını ortak ilgi alanları, meslekleri ve görünüşlerine göre seçmesine de olanak sağlıyor. Yolcular bu servise katılırlarsa online check-in sırasında ideal uçuş arkadaşlarını seçebiliyor olacaklar.
KLM’in düşüncesine göre bu uygulama kişilerin çevresini genişletmesine fırsat tanıyacak. Ancak bazı raporlar uygulamanın daha çok çöpçatanlık aracı olarak kullanılacağını söylüyor. Yolculukları sırasında yeni kontak ya da arkadaş edinmek istemeyen kişiler ise uygulamaya katılmamayı tercih edebiliyorlar. KLM “Meet and Seat” servisini bu yılın başlarında yayınlamayı planlıyor.
Müşterilere yolculukları sırasında yanlarında oturacak kişiyi seçme özgürlüğünü vermek; uçuşları çok daha eğlenceli, herkes için karlı ya da kısaca daha ilginç hale getireceği kesin. Diğer hava yolu şirketlerinin de bu konuda bir servis geliştirme zamanı sizce de gelmedi mi?
Hande Özdemirci
2011’de sosyal ağlarda en çok kimler, hangi olaylar konuşuldu dersiniz?
Frugaldad.com tarafından yayınlanan infografiğe göre 2011’de Beyonce’un MTV müzik ödüllerinde hamileliğini açıklaması üzerine tweet rekoru kırılmıştı. Saniyede 8,969 tweetin yazılmasına sebep olan bu olayı, Japonya’da yaşanan deprem ve Usame Bin Ladin’in ölüm haberleri takip ediyor.
Her Twitter iletisi 5 milyon ortalama ile takipçileri tarafından retweet edilen Justin Bieber yılın en iyi retweet ortalamasına sahip kişisi olurken Amerikan Başkanı Barack Obama, 250 bin ile ancak Bieber’ın yirmide bir ortalamasına sahip olabilmiş.
İnfografiğe göre 2011 yılının Facebook’ta en çok konuşulan kişisi Charlie Sheen seçilmiş. Google aramalarına göre yılın en çok konuşulan kişisi ise Friday şarkısı ile hayatımıza giren Rebecca Black.
Hande Özdemirci













